Uzman Psikolog Irmak Bahar

Uzman Psikolog Irmak Bahar


Sınav Kaygısı

10 Mayıs 2021 - 12:40



Öğrenciler ergenliğin tam içindeyken, bir de gelecekte ne olmak isteyecekleri de muammayken üstüne bir de sınav kaygısı yaşıyor. Geleceklerini şekillendireceğini düşündükleri sınavın tarihi yaklaştıkça önüne geçemedikleri bir agresyon, umutsuzluk, hedef değiştirme yahut vazgeçme gibi durumlar yaşayabilirler. Bu da haliyle tutumların aileye yansıtılmasıyla birlikte durumu daha da içinden çıkılmaz bir hal almaya sevk edebilir.

Büyük bir kaygı içinde olan, bu kaygıyı yönetmeyi bilmeyen ve başaramayan öğrencilerin ebeveynleri bu durumda ne yapmalı? Bugün bunu köşemize taşımak istedim.



Sınav karşısında hele ki lise veya üniversite gibi hayatlarını olumlu/olumsuz etkileyebilecek sınavlarda, öğrencilerin rahat olmaları çok mümkün olmuyor. 3 milyon adayla beraber girecekleri bu sınavda ergenliğin de vermiş olduğu hormonal ve psikolojik değişkenleri de göz önüne aldığımızda durumun hiç kolay olmadığını görebiliriz. Bu noktada adayların ailelerinde de kaygı, stres ve uykusuzluğun hakim olabileceğini söyleyebiliriz. Bu gibi durumlarda ev içinde ve aile ilişkilerinde gerginlik olması çok doğal. Önemli olan bu süreci sağlıklı yönetebilmek.

Sadece bu dönemde değil her dönemde öğrencilerin yani çocuklarınızın yanında olmalı ve desteğinizi hissettirmelisiniz. Bu dönemde size daha fazla ihtiyaç duyan çocuklarınıza, kapanması zor olan yaralar açmamak adına, daha fazla sabırlı, daha dikkatli, daha sevecen yaklaşmalı ve tutumlarınızı değiştirmelisiniz.

İlk olarak bu sınavın bir ‘SON’ olmadığını, yalnızca gelecekte yapmak istediği mesleği edinme yolunda bir adım olduğunu belirtin. Onu sevmenizin yolunun bu sınavda istediği hedefi tutturmak olmadığını bilmesini sağlayın. Siz de kendi içinizde ‘Başarı’ tanımını yapın. Başarılı olmanın sınavda sadece derece yapmak olmadığını düşünün. Her öğrencinin yeteneği, imkanları ve hedefleri bambaşkadır. Çocuğunuz tıp doktoru olmak istiyorsa ve bu atılan adım onu isteğine yaklaştırıyorsa başarılıdır. Çocuğunuz eğer tarımla ilgilenmek istiyor ve ziraat mühendisliği okumak istiyorsa yine bu sınav sonucunda isteğine yaklaşacak adımı attıysa başarılıdır.



Çocuğunuzun isteklerini öğrenin ve hedef belirlemesine yardımcı olun. Sınavda başarılı ya da başarısız olması ona olan sevginizin ve inancınızın, kendi değerini azaltmayacağını bilmeli, inanmalı ve güvenmelidir.

Sınav sonucu ne olursa olsun onun değerli ve özel olduğu mesajını muhakkak vermelisiniz. Her sonuca karşı onunla konuşarak çözüm yolları üretmeli alternatifleri değerlendirmelisiniz. Sınavlar hayat boyu var olacaktır ancak ilişkiniz bir kere yaşanacaktır. İlişkinizin zarar görmemesi adına temkinli ve sağduyulu yaklaşmalısınız.

Sadece sınava hazırlanan çocuğunuza değil hayatınızdaki birçok bireye karşı aynı tutumu sergilemekten kaçının. Nedir o? ‘KIYAS’. Çocuğunuzu kendi kardeşi dahil başka hiçbir birey ile kıyaslamamalısınız. Bu durum çocuğunuzu motive etmekten çok kendisine olan inancını zedelemesine sebep olur. Çocuğunuzu ancak kendisi ile kıyaslayabilirsiniz. Önceki ders çalışma şeklini sınava karşı tutumunu, gözlemlerinizi ve varsa değişkenleri bunları kırmadan dile getirebilir ondan da destek bekleyebilirsiniz.

Sınav sürecinde öğrenciler kadar ebeveynlerin de kaygılı olduğu çok açık. Maddi ve manevi olarak ebeveynler üstlerine düşeni yaptıktan sonra iyi bir hayat ve gelecek için üniversiteyi kazanmanın çok önemli olduğunu düşünürler. Maddi ve manevi olarak zor bir süreçten geçen ebeveynler kaygılarını ve beklentilerini öğrenciye yansıtırlar, bu da öğrenci de daha fazla kaygıya ve strese sebep olur. Sürekli geleceği düşünerek yardımcı olmaz sadece endişe yaratırsınız. Çocuğunuzun şu anda ne yaptığına öncelik vermelisiniz. Bugünü konuşarak destekleyebilirsiniz. Bugün ne kadar ders çalıştığı, bugün ne kadar soru çözdüğü veya bugün kendisini nasıl hissettiği ile ilgili olmalıdır düşünceniz.



Sınava hazırlanan çocuğunuza kendisini zorunlu hissedeceği ifadelerden kaçınmalısınız. “Sayısal derslerinden ful yapmalısın. Türkçe dersinden yanlış yapmamalısın veya üniversiteyi bu yıl kazanmalısın.’’

Bunu yapmamak çocuğunuza gereğinden fazla destek vermeniz gerektiğini düşündürtmemeli. Nedir o gereğinden fazla değer?
‘’Sen çok zekisin kesin yapacaksın, kesin iyi bir puan alacaksın’’ gibi söylemler çocuğunuzun herhangi bir sebepten ötürü iyi puan alamadığı durumda onun zeki olmadığı düşüncesine kapılmasına sebep olur.

Gerek pandemiden dolayı kısıtlamalar gerek okul ve sınav stresi gerek ergenlik dönemi onları çok bunalttı. Onlarla aktiviteler planlamak ve yapmak oldukça önemli. Haftada 2 kere hem olumsuz düşüncelerini bir kenara bırakması açısından hem de enerjisini toparlaması açısından bir gün sizin bir gün de onun istediği aktiviteyi yapmak yararlı olacaktır.

Sınava haftalar kala ona baskı yapmak olumlu sonuç vermeyecektir. Ders çalışma baskısı yapmak yerine verimli ders çalışması için fikir vermeli, yanında olarak ders çalışma alışkanlığı edinmesine yardımcı olmalısınız. Ders çalışma alışkanlığı ve sorumluluğu ise sınava az zaman kala olmaz. Eğitim hayatının ilk yıllarından itibaren kendisine bu konuda refakat etmelisiniz.



Çocuklarınız çocukluk çağında da ergenlik döneminde de iyi birer gözlemcidirler. Sizleri evde, dışarda her ne yapıyorsanız jest ve mimiklerinizi gözlemliyorlar. Dolayısıyla bu zorlu süreçte onlarla konuşurken beden dilinizin ve mimiklerinizin söylediklerinizle uyumlu olması oldukça önemlidir. Ona destek verirken mimikleriniz bunu desteklemiyorsa aranızda çatışma çıkması muhtemeldir. Çocuklar beden diliniz ve söylediklerinizin arasındaki farklı fark ettiği an da beden dilinize odaklanacaktır.

Kaygısını arttıracak konuşmalar yapmaktan geri durmalısınız. Arkadaş ortamında ya da kalabalık akraba ortamında sınav süreci ile ilgili ya da sınav sonucu ile ilgili konuşmalar onu sizden uzaklaştıracaktır. Çalışma stilini olumsuz eleştirmeniz ise özgüvenini zedeleyecektir. “Sen bu kafayla hiçbir yere varamazsın.’’, “Sen bu çalışmayla hiçbir şey olmazsın.’’ gibi ithamlar onu başarısızlığa itecektir. Çocuğunuzu ümitsizliğe itmek yerine cesaretinin kırıldığı anlarda ona güç vermeli bu süreci daha kolay atlatmasını sağlayabilirsiniz.

Son olarak sınava hazırlanan öğrenciye her anında eşlik etmeye çalışmak doğru değildir. Unutmayın ki sizin de bir hayatınız var. Bu tutumunuz size olduğu kadar çocuğunuza da olumsuz olarak yansır. Herhangi bir başarısızlıkta siz de kendinizi başarısız sayar, çocuğunuzun ise suçlu hissetmesine sebep olursunuz.

Öğrencilerimizin bu sınav temposunda yanında olmak, sadece ebeveyn olarak görevimiz değil. Daha özgüvenli ve kaygı seviyesi düşük, krizle ve stresle mücadele etme konusunda başarılı birey olmalarını sağlayabiliriz.

YORUMLAR

  • 0 Yorum