Uzman Psikolog Irmak Bahar

Uzman Psikolog Irmak Bahar


Beden Dismorfik Bozukluğu

05 Ocak 2022 - 12:34

Yeni bir yıla girerken, birçok kişinin yılbaşı gecesi eğer dışarı çıkacaksa yahut dostlarıyla bir araya gelecekse mutlaka görünümünün güzel olmasını ister. Elbette bu çok masum bir istek olmakla birlikte, güzel/yakışıklı olma arzusu belli bir seviyenin üstüne çıktıysa, burada bir problemin olduğunu söylemek gerekir.

Eski çağlardan günümüze kadar, kadınların ve erkeklerin karşı cinslerine karşı nasıl göründüğü, kendilerini nasıl gördüğü, kendilerini beğenip beğenmemeleri her daim kendi gündeminde yerini korumuştur. Her insan beğenilmeyi ister. Beğenilme ihtiyacı ilk olarak kişilerin kendileri üzerinde gerçekleşir. Her insanda görünüme verilen önem yüksek ölçüdedir ancak, kadınlarda bu durum daha detaylıca incelenmektedir. Çünkü kadınlar estetiğe ve görünüme oldukça önem vermektedir.Kadınların estetik görünüme önem veriyor olmaları şiddetine göre normal ya da anormal karşılanabilecek değişken bir durumdur.Tıpkı görünümüne kayıtsız ve duyarsız kalmalarının da araştırılması gereken bir durum olduğu gibi...



Beden takıntısı denildiğinde ilk olarak akla; Bulimia Nervoza ikincisi Anoreksiya Nervoza ve son olarak ise Beden Dismorfik Bozukluğu gelmektedir.Vücut dismorfik bozukluğunun son yıllarda giderek artış göstermesinin nedenlerini ve çözüm yollarını ele alacağız. Vücut dismorfik bozukluğu; kişilerin bedenlerinde hayali olarak kusur bulma halidir. 

Anoreksiya Nervoza ise halk dilinde manken hastalığı olarak hafızalarda yer etmiştir.Kişilerin kendilerini göründüğünden daha kilolu hissetmesi ve sürekli kilo alma korkusuna eşlik eden bir rahatsızlıktır. Bulimia Nervoza ise kişilerin tıkınırcasına yemek yedikten sonra istifra etmesiyle kendini gösteren bir rahatsızlıktır. İstifra edilip, dışarı atılımı sağlanan besin değildir. Aslında unutulmak istenen bir his, travmatik bir olay veya kişilerin başından geçen onu üzen, kötü hissettiren, hayal kırıklığı yaratan bir olaydır. Dolayısıyla bu üç rahatsızlığın beden takıntısıyla ciddi anlamda bir ilişkisi olduğunu düşünebiliriz. Kişilerin beden algılarında oluşan bu bozukluk sebebiyle birey, bedeninde belirlemiş olduğu bir bölgenin ya da organın,çevresi tarafından çirkin,itici,anormal karşılandığını ve karşılanabileceğine ilişkin bir takım duygu ve düşünceler geliştirmektedir.Bu düşüncelerle birlikte kişiler,günlerinin en  az üç ile altı saatini hatta çok ağır olgularda günlerinin altı saatinden fazlasını ayna karşısında bedenleri ile ilgili uğraşlarına çaba sarfederken görebiliriz.Beden Dismorfik Bozukluğu tanısı almış kişilerde genellikle,depresyon,kaygı bozuklukları ve şiddetli olarak özgüven eksikliği olduğunu da gözlemleriz.Toplumumuza baktığımızda dismorfobinin yaygınlığı her yüz kişide üç ila beş kişi olduğu yapılan araştırmalarda elde edilen bulgular arasındadır.



Dismorfobi görülen kişiler ruh sağlığı uzmanlarına ve kliniklerine başvuru yapmaktan ziyade,güzellik merkezlerine,estetik cerrahi kliniklerine,ağız ve diş sağlığı merkezlerine gitmeyi kendilerince uygun bulmaktadır. Sürekli olarak kendilerinde kusur buldukları yerleri bu kliniklere başvurarak düzeltmeye veya kamufle etmeye çabalamaktadırlar. Çevrelerine de kendi bedenlerinde gördükleri kusurları ve eksiklikleri anlatıp,bu duygularına onay almak isterler. Özellikle kilo ve yüzde mevcut koşulların beğenilmemesi, bir başkasının beğenisi içinde yeterli görülmemektedir.

Dismorfobi, sıklıkla yüzdeki kusurlar, bedendeki kusurlar ve saç kusurları olarak belirgin şekilde karşımıza çıkar. Vücut dismorfobik bozukluğu olan kişi, rinoplasti, mamoplasti, saçlarda sürekli değişim ve yenilenme, dudak dolgusu, botoks gibi işlemleri sıklıkla yaptırmaktadır. Elleri, bacakları, ayakları ve parmaklarıyla çok fazla kafa yoran kişiler el ve ayak bakım merkezlerinden, güzellik merkezlerinden çıkmamakta ve devamlı işlem yaptırmak istemektedirler. Çoğunlukla estetik bağımlılığı gibi görülmektedir. Ameliyattan ya da cerrahi olmayan müdehalelerden sonra da kişiler çoğunlukla rahatlayamaz, devamındaki süreçte sıklıkla psikopatolojik şikayetlerden yakınırlar. Tekrarlayan ve tedaviye dirençli/kapalı kişiler bu ruh hallerinden ancak düzeltilmesi gereken yerlerin düzeldiğinde kurtulabilecekleri yanılgısı içinde olduklarından kısır döngü içinde yaşamaya mahkum olurlar. 

ESTETİĞE İLGİ ARTTI

Teknolojinin gelişmesi ve sosyal medyada her bilgiye ulaşılabilmenin,estetik operasyonlarına olan ilgiyi bir hayli arttırmıştır. Kolaylıklı bilgiye sahip olma, erişilebilir olma, satın alabilme olasılığının artması ve önündeki engellerin kalkmasıyla beraberinde, kişilerde kendilerinde hoşa gitmeyen yanlarının düzeltilmesinin bir ihtiyaç olduğu düşüncesi açığa çıkartmıştır. Daha önce ‘Sosyal Medya Psikolojimizi Nasıl Etkiliyor?’ yazımda da  bahsetmiştim, kusursuz beden ve yüz algısı kişilerde kusurlu, eksik olma ya da yetersiz olma gibi olumsuz duyguların temelini atıyor.



Kişilerin sosyal ortamlarda duydukları problemlere ilave olarak, depresyon, uykusuzluk, yeme problemleri şiddetini artırarak görülür ve bu sıkıntılara eşlik eden başka psikolojik rahatsızlıklar da gelişebilir. Sosyal izolasyon, iş-aile-özel ilişkilerde tatmin olmama, mesleki ve özel hayatında bozulmalar, beğenilmeme, sevilmeme duyguları gelişebilir. Dolayısıyla düşük benlik değeri de sık olmaktadır.

Vakaların yüzde 90’ında major depresif atak, yüzde 72’sinde anksiyete bozukluğu, yüzde 35’inde psikolojik bozukluk görülmektedir. Vakaların üçte biri eve kendilerini,alay edileceği korkusuyla kapatmakta, beşte biri gibi oran ise, hayatlarını sonlandırma girişiminde bulunmaktadır.

Beden Dismorfik Bozukluğu olan kişilerin öyküsüne bakıldığında, kimi zaman genetik aktarım kimi zaman düşük özgüven, kimi zaman karma psikolojik rahatsızlıklar kimi zaman travma ve şiddet görülmektedir. Bu sebeple, bu rahatsızlığın üzerinde durulurken bu duruma sebep olan veya zemini oluşturan esas problem doğru ve zamanında tespit edilebilmesi doğru tedaviye sevk eder. Bu da hayati risklerin önüne geçilmesini sağlar. Kişilerde sonradan gelişen bu bozukluğun temelinde yaygın olarak, hayatlarında kıymet verdikleri kişiler tarafından sistematik olarak yıkıcı eleştirilerde bulunuyor veya bulunmuş olması öyküsü de yatar.

Hayatımızın bir dönemine bu bozukluğun eşlik etmeyeceğinin garantisi ancak kişilerin kendilerini sevmeleri, değer vermeleri, özgüvenlerini arttırmasıyla olabilir. Ancak ve ancak kendini seven bir birey, kendisiyle barışabilir.

Yeni yılda kendinizle barışmayı, buna sebep olan faktörleri ortadan kaldırmayı, bir kusuru olması gerekenden fazla vakit ve nakit harcamadan önce detaylı bir ruh sağlığı profesyonelinde muayene olmayı ihmal etmeyin.

Sevgi dolu bir geleceğe.. 

YORUMLAR

  • 0 Yorum