Reklam
Uzman Psikolog Irmak Bahar

Uzman Psikolog Irmak Bahar


Şiddete Uğruyor muyuz? İşte Şiddetin Türleri...

10 Şubat 2021 - 12:57

Medyada, çevremizde sıklıkla işittiğimiz veya şahit olduğumuz bu şiddet nedir? Sadece görebildiğimiz kadarıyla fiziksel midir yoksa hayatımız boyunca kendimizi huzursuz ve kötü hissetmemize sebep olan duygu aslında uğradığımız fiziksel olmayan şiddetin bir türü müydü?

Öncelikle şiddetin tanımını yapmakla başlayalım. Hemen hemen hepimizin birer şiddet tanımı vardır aslında. En genel ve doğru tanımı ile şiddet; güç ve baskı uygulayarak karşısındaki kişinin veya grubun bedensel ve ruhsal olarak zarar görmesine sebep olacak hal ve hareketler bütünüdür. Tanıma aşağılamak, hakaret etmek, yok saymak, tehdit etmek, ekonomik özgürlüğünü kısıtlamak, kişinin istemediği ve iradesi dışında vücut bütünlüğünü ihlal etmek ve zorla evlendirilmek gibi bireylerin kendilerine ve çevresine olan saygısını, güvenini azaltan korkmasına sebep olan davranışlar da girer. Şiddete yalnızca aynı çatı altındaki bireyler değil, eski eş, eski kız/erkek arkadaş, akraba, iş yerinden arkadaşlar da maruz kalabilir. Birçok kişi şiddeti vurmak veya kesici, delici alet ile yaralamak olarak algılamaktadır. Ancak, şiddetin bir çok çeşidi vardır.



İlki herkesin daha çok hâkim olduğu;
FİZİKSEL ŞİDDET:

Fiziksel şiddet daha çok öfkenin somutlaştırılarak saldırganlığa dönüştüğü durumdur. Şiddeti uygulayan kişi, uyguladığı kişiye yumruk atması, tokat atması, herhangi bir uzvunu kırması, fiziksel ihtiyaçlarını karşılamasına müsaade etmemesi, kesici, delici alet ile yaralaması veya hayatına son vermesi durumudur. Çevre tarafından fark edilme oranı daha yüksek olan şiddet biçimidir.

SÖZLÜ ŞİDDET:

Sözlü şiddet genel itibari ile kişilerde derin bir üzüntüye, kaygıya ve şüpheye yol açan bir şiddet türüdür. Yaygın olarak okullarda, iş yerlerinde (Mobbing) ve aile içinde görülür. Sürekli eleştirmek, aşağılamak, hakaret etmek, tehdit etmek, şantajda bulunmak, sürekli sorguya çekmek, sesini yükseltmek, lakap takmak, kültürüne veya eğitimine aşağılayıcı biçimde yaklaşmak, kararlarını sürekli sorgulamak ve görüşlerini, çalışmalarını, işini sürekli olarak küçümsemek gibi kişilerin kendilerine olan sevgisini, saygısını, güvenini sarsan şiddet türüdür.

Fiziksel şiddetin olmadığı yerde kişiler şiddete uğradığını kolay kabullenememekte, durumu ispatlama konusunda problem yaşamakta hatta bazen kendilerinden bile şüphe etmektedirler.



İLİŞKİLERİ SINIRLAYICI ŞİDDET:

Soyut bir şiddet türü olan duygusal şiddet ise genel olarak evliliklerde çiftler arasında görülen ve uygulayan kişi için şiddeti normalleştiren bir türdür. Evliliklerde daha sık görüldüğü için evlilik üzerinden örneklendirmek istedim. Evlilik birliği içinde, eşiniz sizi ailenizle görüştürmüyor bunu agresif tutum sergilemeden de yapıyorsa, arkadaşlarınız veya akrabalarınızla görüşmenizi istemiyor, her türlü tavır ve davranışlarına bir bahane bulup sizi soğutmaya çalışıyorsa, gittiğiniz her yerde takip ediyor, rapor istiyorsa, başkalarının yanında sizi sürekli eleştiriyor, alay ediyor ve aşağılıyorsa, sıklıkla sözünüzü kesip, özel alanınıza ve mahremiyetinize saygı duymuyorsa duygusal şiddete maruz kalıyorsunuz demektir.

CİNSEL ŞİDDET:

Cinsel şiddet, yabancı tarafından da partner tarafından da uygulanan kişilerde ağır travmalara yol açan yine ciddi bir şiddet türüdür. Cinsel olarak kişiyi korkutan, kıran davranışların tamamı cinsel şiddeti oluşturur. Partneri veya tanımadığı kişi ile zorla birlikte olmaya çalışmak, başkalarıyla birlikte olmasını zorlamak, kadınlığını/erkekliğini aşağılamak, yazılı veya sözlü olarak cinsel tacizlerde bulunmak, cinsel organlara zarar vermek veya bu anlamda intikam almak buna dahildir. Resmi olarak birlikteliğiniz olsa dahi eşinize onun istemediği zamanda veya yerde cinsel aktivite de bulunmaya çalışmak da şiddettir. Resmi birliktelik kişilere bu hakkı tanımamaktadır. Evlilik birliği içinde tecavüz girişimi veya sonucu yasal yaptırımı ağır bir suçtur. Tıpkı diğer şiddet türlerinin yaptırımı kadar yaptırımı bulunmaktadır.



EKONOMİK ŞİDDET:

Her insanın ekonomik olarak özgürlüğünü almış olması, ruhsal açıdan oldukça önemlidir. Kişilerin kendine olan güveni, ihtiyaçlarını karşılayabilmesi, duygusal olarak güçlü kalabilmesi ekonomisi ile oldukça ilişkilidir. Hayatınızda olan kişi veya kişiler ekonomik özgürlüğünüzü kısıtlıyor, çalışmanıza müsaade etmiyor veya istemediğiniz bir işte çalışmanıza zorluyor ya da çalışamadığınız durumda size para vermiyor ise ekonomik şiddete uğruyorsunuz demektir.

Hayatınızdaki kişi ile bunu paylaşabilmeli bu durumu düzeltmesine yardımcı olabilirsiniz. Eğer bu şiddeti farkında olarak ve sistematik şekilde yapıyorsa, durumu değerlendirip ivedi şekilde bu durumdan kurtulmalı veya yardım istemelisiniz.

Son olarak size Gaslighting Şiddet türünden bahsedeceğim,

GASLİGHTİNG ŞİDDET:

Adını 1938 Yapımı GAS LIGHT (Gaz Lambası) adlı filmden almıştır. Gaslighting ilişki yaşayan bireylerde baskın olan taraf, idealleştirme, değersizleştirme ve gözden çıkarma döngüsünü oluşturmaktadır. Gaslighting birey, kendi akıl sağlığını, iradesini, hafızasını ve algısını sorgulamaya itilir. Kendisini sorgulama noktasına getirilen bir çeşit kötü yönlendirme tekniği de diyebiliriz. Bireyde veya seçilen grupta sürekli şüphe uyandırma, kronik inkar, çelişki ve yalan yoluyla sistematik şekilde kendisine empoze edilir ve fark edilmesi kimi zaman güç hale gelir.



Gaslighting filmden adını alan bu şiddet türü, filmde ne anlatıyor?

Filmdeki erkek karakter eşini akli dengesinin yerinde olmadığına ikna etmeye çalışıyor. Her gün gaz lambasının şiddetini azaltıyor ve eşinin görmesinde sorun olduğuna onu inandırıyor. Erkek her gün eşinin daha da göremeyeceği şekilde gaz lambasının ışığını azaltmaya devam ederek, eşinin kendisinden şüphe etmesine neden oluyor. Artık gaz lambasını söndürdüğünde eşi bunun gerçek değil uydurulmuş bir şey olduğunun farkına varıyor. Baskın ve manipüle etme amacındaki birey ilk olarak birlikteliklerinin harika olduğu algısı yaratıp hayran olma safhasına geçiyor. Bir sonraki ve en zor olan evre, yani değersizleştirme evresinde hayranlık duyulan birey sorunlu, ideal olmayan ve hiçbir şeyi beceremeyen bir kişiye evriltiliyor. 

Gözden çıkarma safhasında ise mağdur terk edilerek yeni arayışlara içine giriyor. Bu dikteye maruz kalan kurbanlar sık sık kendilerini özür dilerken bulabiliyor.
Basit tanımla, partneriniz evde sürekli olarak eşyalarınızın yerini değiştiriyor ve bunu sizin yaptığınıza sizi ikna ediyor, kendinizden şüphe duymanızı sağlıyorsa ek olarak tedavi görmenizi istiyor bundan dolayı da mağdur olduğunu hissettiriyorsa siz de şiddetin tehlikeli boyutu olan gaslighting şiddet mağduru olabilirsiniz.

Özetle şiddetin birçok türü olmakla beraber birçok nedeni de vardır.
Biyolojik, sosyo ekonomik, kültürel, eğitim, madde kullanımına bağlı şiddet nedeni gibi…

Şiddet doğaya, hayvana, aile içinde-dışında, iş yerinde ve eş arasında (kadın/erkek) uygulanmaktadır. Şiddet çoğu zaman aile içinde aktarılan bir öğreti kimi zaman da patolojik bir durumdur. İlk olarak dünyaya getirdiğiniz çocuklarınızın doğaya ve diğer canlılara nasıl yaklaştığını gözlemleyin ve yolunda gitmeyen bir durum varsa davranışını değiştirmeye yönelik çabalayın.

Şiddet gören siz iseniz sebebi ne olursa olsun bu davranışı kabul etmemelisiniz. En yakın ruh sağlığı profesyoneline başvurmalı, daha sonrasında yasal olarak izleyeceğiniz yollar konusunda da gerekli mercilere başvuru yapabilirsiniz.

Aile İçi şiddet ‘Aile meselesi’ değildir. Şiddet suçtur!

Aile içi şiddet ciddi yaralanmalara neden olabilir, ölümle sonuçlanabilir. Eğer şiddete şahit oluyorsanız derhal emniyet güçlerini bu konuda bilgilendirebilir, Savcılık veya Aile Mahkemesi’ne olayı ihbar ederek Ailenin Korunmasına Dair Kanun uyarınca tedbir alınmasını isteyebilirsiniz.

YORUMLAR

  • 0 Yorum