Uzman Psikolog Irmak Bahar

Uzman Psikolog Irmak Bahar


Öz Güven ( Benlik Saygısı)

10 Aralık 2020 - 14:13 - Güncelleme: 10 Aralık 2020 - 14:19

Özgüven, gün içinde sıklıkla duyabileceğimiz bir kelimedir. Hayatımız boyunca bizi, yakınlarımızı, iş ilişkilerimizi doğrudan etkileyen bir kavramdır.

Peki, nedir bu özgüven?

Özgüven, insanın kendisi ve çevresi hakkındaki düşünceleri sübjektif olarak değerlendirebilmesidir. Kişinin olumlu-olumsuz yönlerinin farkında olması, bunlarla yüzleşmeyi bilip, yetersiz olduğu konularda kendisini geliştirmek için çaba göstermesidir. Kendisine karşı dürüst ve gerçekçi olmasıdır. Kısacası kişinin kendisi ve çevresiyle ne kadar barışık olduğudur.

Yeterli özgüvene sahip kişiler, karşılaştıkları zorluklarla baş edebilir, yardım isteyebilir ve bu uğurda mücadele edebilir. Özgüveni düşük olan bireyler ise başarısız olacaklarını düşündüklerinden dolayı sorumluluk alamama, pasif ve itaatkâr olma eğilimindedirler. Düşük özgüvene sahip bireyler eleştiriye karşı özgüveni yüksek bireylere göre daha fazla etkilenebilir. Özgüven, psikolojik yaşamın önemli değerlerinden birisi olmakla beraber duygusal bir gerekliliktir.



Özgüven gelişimini etkileyen birçok faktör vardır. Çocukluk döneminde verilen eğitim, yetiştirilme biçimi, yetiştirilen ortam, çevre, aile ve genetik faktörler bunlara örnek verilebilir.
Özgüvenin yeterli veya yüksek olması abartılı şekilde “ben her şeyi yaparım, her şeye gücüm yeter!” demek değildir. Özgüveni yeterli/yüksek bireyler, yeteneklerinin ve sınırlarının oldukça farkındadır. Bu yüzden başkaları tarafından onaylanmayı beklemez, kendisini kabul ettirmeye çalışmaz. Aksi durumda kendisini sevmekten vazgeçmez. İnsanları diğer canlılardan ayıran bir özellik olan “farkındalık” kavramıdır. Dünyaya geldiğimiz andan itibaren kendimize bir kimlik belirleriz ve o kimliğe yatırım yapar, değer kazandırırız. Burada kişiler kendi kimliğinin sevdiği ve sevmediği yönlerini tespit eder. Özgüven sorunu karar sürecinde ortaya çıkar. Bir eşyayı, rengi, şarkıyı, sesi veya nesneyi sevmemek, sadece zevk ile ifade edilebilir; fakat kişiyi rahatsız etmeyen, bugüne kadar da rahatsız etmemiş bir özelliğinden rahatsız olmak, reddetmek ruhsal dengesini bozabilir.

Özgüven dediğimiz kavram sabit değildir. Hayatımızın farklı zamanlarında, farklı ortamlarında güven veya güvensizlik duygularına sahip olabiliriz. Bireylerin hayatlarını haz aldığı bir yaşama dönüştürmesi, iyi hissetmesi, başarılı olması, dengeli olması veya tam tersi duygu durumuna sahip olması özgüven yüksekliği veya eksikliğiyle ilgilidir. Temel ihtiyaç olan özgüvenin karşılanmaması hayatı çekilmez kılabilir.

Yazımın başında da belirttiğim gibi özgüven, yaşamın ilk yıllarından bu yana gelişen bir duygudur bu nedenle eğer çocukluk döneminde bu ihtiyaç karşılanmaz ve eksik bırakılırsa, yetişkinlik döneminde telafisi zorlaşabilir. Özgüvenli çocuklar, geleceğin özgüvenli bireyleri olacaktır..

Yazımı kaleme alırken editoryal düzenleme ve desteği için stajyerim Furkan EKİZ’e çok teşekkür ederim.Konuya ilişkin daha fazla bilgi edinmek için http://www.psikolojiizmir.com adresini ziyaret edebilirsiniz. 

Sağlıklı günler dilerim,

YORUMLAR

  • 0 Yorum