Uzman Psikolog Irmak Bahar

Uzman Psikolog Irmak Bahar


Çocuklarda Kardeş Kıskançlığı

25 Kasım 2020 - 10:35

Merhaba,

Bugün yine “Çocuğum kardeşini ısırıyor, çocuklarım anlaşamıyor, çocuğum kardeşine kötü davranıyor ne yapmalıyız?” sorularının cevaplarını vermeye çalışacağım. Sevgili anneler, babalar, kıskançlık duygumuz tıpkı öfke, sevgi, saygı, kırgınlık gibi duygularımızdan bir tanesidir. İster çocuk, ister bebek, ister ergen, ister yetişkin olsun, bu insan olarak en temel duygularımızdan sadece bir tanesidir. Her ne kadar sadece çocuklarda olduğunu düşünsek de, aslında çocuklar sadece duygularını gizleme konusunda erişkinler kadar başarılı olamazlar. Dolayısıyla kıskançlığı bizler de en az onlar kadar yaşarız. Önemli olan kıskançlık duygusunu yok etmeden onu yönetmeyi başarabilmektir.



Çocukların birçoğu kardeş istemekte ancak kardeş sahibi olduktan sonra davranışlarının değişmekte olduğu görülmektedir. Kardeş isteyen o değilmiş gibi, kardeşini yok sayan hatta zarar veren çocuklar dâhi vardır. Ebeveynleri olarak bu davranış değişikliğine ve tutarsızlığına anlam vermek zor olabilir. Ancak şu uyarıyı da yapmadan geçmek istemiyorum: Aileye yeni bir çocuğun katılıp katılmayacağına ebeveynler olarak sizin karar vermeniz gerekir. Ekonomik olarak, ruh sağlığınızın durumuna, sağlık durumunuza göre buna karar verecek olan sizlersiniz, çocuklarınız değil.



Gelelim kıskançlık konusuna… Kıskançlık en başta dediğim gibi, bizi biz yapan duygulardan sadece biridir. İlişkilerde ise yoğun sevgi duyduğumuz kişilerin sevgisini paylaşamama hâlidir. Dolayısıyla sevginin olduğu her ortamda kıskançlık vardır diyebiliriz. İkili ilişkilerde ise belli bir dozu aşmadığı sürece kabul edilebilir olduğu gerçektir. Ancak bu kıskançlık ilişkiye zarar vermeye başladıysa, sevgiyi gözetmekten çıkıp sevgiyi yok etmeye başlar. Yetişkinlerde bu durum böyleyken, çocukların hayatta en güvendiği, en sevdiği kişi olan annelerinin yanında yabancı bir çocuk gördüklerinde, özellikle de kendi ihtiyaçlarını kendi karşılayamadığından her ihtiyacını anne gideriyorsa, sürekli anneyle yan yanaysa, siz de takdir edersiniz ki çocuk için bu dayanılmaz bir acı olacaktır.



Çocuk her ne kadar kardeşi olduğunu bilse de, anne sevgisini yitireceğinden korkar, kardeşini tehdit olarak algılar. Kardeşinin cinsiyetinin farklı olması, annenin sürekli onunla vakit geçirmesi, bakımı daha kolay diye büyük çocuğun kreşe verilmesi, büyüdüğü için de olsa odasının ayrılması bu duyguyu tetikleyecek, uyumu güçleştirecektir. Çocuk ile kardeşi arasındaki yaş farkı ne kadar az ise kıskançlık o kadar çok olur. Henüz annesine gereksinim duyduğu 2-3 yaş aralığındaki çocuklara gelen kardeş, bu gereksinimler karşılanamadan anneyi paylaşmak zorunda kalacağından, daha güç uyum sağlanacaktır. Kabullenme daha geç olacaktır.



Büyük çocuğunuz ara ara kardeşinden nefret edecek, öfkesini kusacaktır ancak, ebeveynleri olarak onu bu konuda bastırmamalı, aksine duygularını sözel olarak ifade edebilmesi konusunda cesaretlendirmelisiniz. Küçük örneklerle onu rahatlatmalısınız. “Haklısın, ben de kardeşim olduğunda bu durumdan hoşlanmamıştım, hâlâ bana ihtiyaç duyuyor ve zamanımın büyük kısmını alıyor ancak bu geçici bir süreç. Hâlâ seni çok seviyorum, sevgimden azalma olmadı.” gibi. Çocuklarınız kardeş sahibi olduktan sonra birçok tutum sergilerler. Bunlardan birkaçı:

* Abartılı sevgi gösterileri (Altta yatan duyguları ele verir. Kardeşini severken canını yakar, sert davranır, yere düşürür gibi…)

* Etkilenmemiş gibi yapma / yok sayma (Bebekle ilgili görünmeyen duygulardır. Yok yere hırçınlık, huysuzluk, tutturmalar ve istediği olmayınca agresyon gösterme gibi…)

* Kıskançlığa bağlı uyum güçlükleri ve gerileme (Kaka-çiş kaçırma, bebeksi davranma, ebeveynleri ile yatma isteği, yemek yerken yardım isteme, biberon emme / parmak emme)

Kısacası, çocuklarınızın kıskançlık duygusunu yok edemezsiniz ancak bunu yönetmelerini başarabilirsiniz. Ebeveynleri olarak orta yolu bulmalısınız. Büyük çocuğunuza, “Sen ablasın / abisin yapma!” gibi aşırı sorumluluk yüklemeden, “O senin kardeşin canı yanabilir bunu istemezsin değil mi?” gibi yaklaşabilirsiniz. Küçük kardeşe ise “Ablana / abine zarar verebilirsin, bunu yapmamalısın” gibi her iki çocuğa da uyarı vermeli ve her iki çocuğa da ilgi göstermelisiniz.

Sevgiler,

YORUMLAR

  • 1 Yorum