İzmir Şehir Tiyatrosu için usta aday: Rüçhan Gürel

İzmir'de şehir tiyatrosu kurulması için çalışmalar hızlandı. İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin "Gelin aday olun" çağrısıyla birlikte başvurusunu yapan Rüçhan Gürel, neden aday olduğunu ve göreve gelmesi durumunda yapmak istediklerini anlattı.

İzmir Şehir Tiyatrosu için usta aday: Rüçhan Gürel
24 Ocak 2021 - 13:05


Burak Cilasun / İzmir Sıcak Haber

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevine Tunç Soyer'in seçilmesiyle birlikte gözler Soyer'in seçim vaatlerinden biri olan şehir tiyatrosunun kuruluşuna çevrilmişken, Büyükşehir yönetimi konuya ilişkin ilk adımını attı.

İzmir Şehir Tiyatrosu'nun kurulması için düğmeye basılırken, "Genel sanat yönetmeni" unvanıyla tiyatronun dümenine geçecek ismin kim olacağı ise adaylık ve seçici kurul yöntemiyle seçiliyor. Buna göre oluşturulan şartnamedeki koşulları sağlayan isimler İzmir Büyükşehir Belediyesi'ne başvurularını yaptı. Başvurular, tiyatronun duayen ve başarılı isimlerinden oluşan bir kurul tarafından değerlendirilecek. Değerlendirme sonrası kuruldan çıkacak iki isim, Başkan Soyer'e sunulacak ve iki isimden biri seçilerek İzmir Şehir Tiyatrosu'nun sözleşme gereği 3 yıllık olarak (uzatılma imkanı var) ilk genel sanat yönetmeni olacak.

Yeşilçam dünyasının ve Türk tiyatrosunun sevilen ismi Ünal Gürel'in oğlu Rüçhan Gürel, babasının izinden giderek sekiz yaşında "(1)Falaka" isimli oyunla adım attığı sanat yaşantısında bugün İzmir'de kilomet taşı olacak bir göreve adaylığını açıkladı.
Müşfik Kenter, Zeliha Berksoy, Haluk Kurdoğlu, Raik Alnıaçık ve Semra Karlıbel gibi isimlerden oyunculuk eğitimi almasının yanında konservatuvar eğitimi de alan Rüçhan Gürel, kamuoyu önünde adaylığını açıkça dile getirmesiyle dikkat çekiyor.

İstanbul Şehir Tiyatrosu, TRT, Trabzon Devlet Tiyatrosu, İzmir Devlet Tiyatrosu, Mudanya Han Tiyatrosu ve İzmir'de kurulan Han Tiyatrosu gibi kurum ve kuruluşlarda oyunculuk, eğitmenlik ve yönetmenlik ve yöneticilik gibi çeşitli görevleri üstlenen Rüçhan Gürel, İzmir Şehir Tiyatrosu için neden aday olduğunu İzmir Sıcak Haber okuyucuları için anlattı.

İzmir Şehir Tiyatrosu'nun kuruluşunda başta yöneticiler olmak üzere görev alacak tüm isimlerin tarihe geçeceğini söyleyen Gürel, "İzmir Şehir Tiyatrosu'nun sıfırdan kurulacak olması beni çok heyecanlandırıyor. Dekor, kostüm vs. tümüyle ilgili atölyeler kurulacak. Sahnelerin sağlıklı şekilde temsile elverişli hale getirilmesi gerekiyor. Tiyatroya dair her görevde personel alımı gerekiyor. Repertuar kurulunun oluşması gerekiyor. Tüm bunlar oluştuktan sonra provalara başlanabilecek ve önümüzdeki Ekim ayında perde açılacak. Ekibimizle birlikte başvurumuzu yaptık. Bir günlük gecikme bile böyle bir takvimde çok önemli." dedi.

"ŞEHİR TİYATROSUNUN AMACI, TİYATRONUN TÜM KENTE YAYILMASIDIR"

İzmir'de şehir tiyatrosu kuruluşunun çok geç kaldığını söyleyen Gürel, "Şehir tiyatrosuna gerek olup olmadığını düşünenler olabilir. Şehir tiyatrosu konusu Tunç Soyer'in seçim vaatlerindendi. Demek ki karşılık bulmuş bu vaat. Şehir tiyatrolarına baktığınızda İstanbul Şehir Tiyatrosu'ndan çok önemli sanatçılar yetişti. Şehir tiyatrosu dediğiniz şehrin tiyatrosudur. Yani sadece belli sahnelerde faaliyet gösterirseniz Devlet Tiyatrosu olursunuz. Rahmetli Suat Taşer'in köy, mahalle, semt tiyatroları projesi, yine rahmetli Özdemir Nutku'nun kamyon tiyatrosu projesine baktığınız zaman amaç tiyatroyu kentin geneline yaymaktı. Şehir tiyatrosunun amacı tiyatronun her ilçeye yayılmasıdır. Yoksa iki duvar arasında kaldığınızda Devlet Tiyatrosu'ndan farkınız kalmaz. Örneğin Ödemiş'ten bir insan yılda kaç kez gelip oyun izleyecek ki? O zaman bu hizmetin buralara kadar götürülmesi lazım. İşte bu da şehir tiyatrosu ile yapılabilir. Ayrıca şehrin her ilçesi için birer mini amfi tiyatro projemiz var. Sonuçta İzmir'de 7-8 ay kadar yazı yaşıyoruz. Her yerde nasıl parkımız varsa, her ilçede okulların, gençlerin tiyatro yapabildiği, koro ve müzik faaliyetleri yürüttüğü amfi tiyatroların olduğunu bir düşünün. Yetenekli çocukların, gençlerin buralardan keşfedildiğini, Büyükşehir tarafından eğitmenler verildiğini düşünün." ifadelerini kullandı.



"PANKART VE FLAMA TİYATROSUNA İNANMAYANLARDANIM"

Şehir tiyatrolarının bağlı bulundukları belediyelerin siyasi görüşleri doğrultusunda şekillendirilmesine yönelik tartışmalara da yanıt veren Gürel, "Ben sanatçı kimliği ve Atatürkçü duruşu dışında hiçbir siyasi partiyle bağlantısı olmayan, hayatının hiçbir döneminde bir partiye üye olmamış bir kişiyim. Belediyelerin siyasi yerler olduğunu elbette biliyorum ama sanatın kendi siyaseti vardır ve burada ikinci bir siyasete ihtiyaç yoktur. Siyaset, repertuar politikasıyla belirlenemez. Bir oyunu alırsınız, onu öyle bir sahnelersiniz ki, yazarının hiç de istemediği sonuçlar çıkabilir. Siyasetin burada mesafeli durması gerekir. Bu da genel sanat yönetmeninin kim olduğu ve nasıl bir yapıda olduğuyla alakalı diye düşünüyorum. Kendi adıma kılıç çekmeyi hiç sevmem. Bir şeyin olurunu ya da olmazını anlatmaya çalışırım. Pankart ve flama tiyatrosuna inanmayanlardanım. Atatürk portresi ve Türk bayrağını bu konunun dışında tutuyorum tabii. Biz tiyatronun nahif anlatılmasına alıştık." dedi.

"TİYATROLAR İÇİN DE TEŞVİK OLMALI"

Tarımda ve sanayide olduğu gibi sanatta da özel tiyatrolar için teşvik paketlerinin olması gerektiğini söyleyen Gürel, şehir tiyatrosu vasıtasıyla yerel yönetimlerin özel tiyatrolara destek vermesi gerektiğini belirtirken, "Göreve gelmemiz durumunda Tunç Bey ile de bu konuyu konuşmak isterim." dedi. Gürel ayrıca İzmir'in dizi ve filmlerde daha çok yer alması adına İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin yaptığı çalışmaya da sıcak baktığını söyledi.


YORUMLAR

  • 1 Yorum
  • Selim Şentürk
    1 yıl önce
    Siz ve sizin gibi sanatçılara o kadar çok ihtiyacımız var ki... İyi ki varsınız ve hakettiğiniz yere kavuşursunuz..